Yarbay
07 Kasım 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
24 üye
Görüntülenme
Toplam: 577 (Bu ay: 14)
Gönderileri
piyasanın en kötü telefonları bir ailenin bir aylık mutfak gideri kadar fiyattan satılıyor ama bu bedeldeki alete sahip olmak "refahın simgesi" oluyormuş.

ulan adam o telefonu almamış olsa eline ne geçecek? arttırmış olacağı 2000 TL ile ne yapabilecek? iki çocuklu bi ailenin aylık mutfak masrafı bu para.

markette enginar 6 TL olmuş bunlar hâlâ telefon fiyatında.
Abaza sözcüğü Kafkaslardaki Abhazya coğrafi bölgesinde yaşamakta olan ırkın adıymış. öğrenince çok şaşırdım.

günümüz Türkiyesi halk dilinde "azmış" anlamında kullanılan sözcüğün aslı ise "abaza" değil "abazan" mış, eski Romen çingene dilinde "habe" sözcüğü yiyecek demekmiş ve "habezan" da "yiyecek ihtiyacı duyan, yiyecek aranan" anlamında "karnı aç" demekmiş. anladığım kadarıyla bu sözcük daha sonra argo dilde "cinsel partner aranan" anlamında kullanılmaya başlanıyor ve günümüze kadar geliyor.

yani aslında abazan sözcüğü ile Abaza sözcüğü tamamen farklı anlamlara geliyorlar. ama halk Abaza ırkını bilmediği için, Abaza sözcüğünün abazan sözcüğü ile aynı anlama geldiği gibi bir yanlış algı oluşmuş. ben de bilmiyordum.

Abazaların kim olduklarından bahsetmek gerekirse;

Abhazya bölgesindeki müslüman Abazaların çoğu Osmanlı yıkılış döneminde Rus istilası nedeniyle oradan tahliye edilip batı Karadeniz sahiline yakın Osmanlı illerine yerleştirilmişler, örneğin Kırklareli ya da Sakarya gibi iller, ve günümüz Bulgaristan topraklarında kalan iller.

o günün Osmanlı toprağı günümüzün ise Bulgaristan toprağı kısmına yer alan şehirlere getirilen Abazalar ise, 93 harbinde bölgeyi istila eden Ruslar tarafından soykırıma ugratılmışlar, kaçabilenler tekrar bu sefer güney Marmara tarafına tahliye edilmişler.

günümüzde birçok Türk ilinde Abhaz nüfusu yaşamakta ve kendi derneklerin kurmakta, kültürlerini canlı tutmaya çalışmaktalar.

Kaskasya'daki Abhazya bölgesi ise karmaşık ve acı dolu bir tarihe sahip benim okuduğum kadarıyla, Rus kışkırtması ile Gürcistan ile çatışmaya girmiş ve askeri savaştan ziyade sivillerin de birbirlerine saldırdığı çok kanlı bir savaş yaşanmış. Bu bölge günümüzde Gürcistan sınırları içinde görünüyo. (Artvin'in hemen kuzey tarafında yer alıyor)

Sakarya Abhaz Derneği Kuruluş yılı Balosu:
https://www.youtube.com/watch?v=aRoFFY1NVt0

https://tr.wikipedia.org/wiki/Abhazya

Abhazya savaşını konu alan film: 5 Days Of War (ne kadar rasyonel bir filmdir bilmiyorum, izlemedim)
https://www.imdb.com/title/tt1486193/
attığım mesajın mesaj id'si: 149084162
alıntıladığım mesajın id'si: 149083666
bu mesajlaşmanın geçtiği konunun id'si: 149057249

sayfayı açtığımda alıntılamış olduğum mesajda: "1 cevap geldi" butonu bile görünüyo, ancak bu butona bassam dahil kendi yazdığım mesaj ekrana gelmiyo. boşluk geliyo sadece, ne kullanıcı adım görünüyo, ne de mesajım. net bir hata var burada.

---

Ayrıca, kendi profil sayfamda kendi yazdığım mesajlar görünmüyor, profil sayfamda: "Tüm Gönderiler" ve "Sadece konular" diye iki seçenek var, ancak hangisini seçersem seçeyim sadece yeni açtığım konular çıkıyor. diğer konulara yazdığım mesajlarımı göremiyorum. Sadece "Bana özel - Hareket dökümü" içine girecek olursam diğer konulara yazdıklarımı görebiliyorum. Bu bir sorun değil mi?

Teşekkürler.
Son senelerde herkes marketlerdeki ürünlerin fiyatlarının artıp, gramajlarının ve kalitelerinin düşürüldüğüne şahit oluyo. Yıllardır 3 öğün kendim yemek yapıp yediğim için düzenli olarak yoğurt alıp tüketirim, yoğurt kutusunu açınca o ilk karıştırma esnasında falan yoğurdun sahip olduğu kıvamına elim alışkındır yani. Ve artık şuna kesin emin oldum ki, marketteki yoğurtlar eskisi gibi değil. Yoğurtlar artık asla (ilk kaşıklamada bile) şekil almıyolar, kıvamı değişmiş. Kaseye koyduğunda yoğurdun üzerinde su tabakası bile oluşuyo, önceden bu durum yine gerçekleşirdi ama yoğurdu kasede böyle 15 dakka falan hiç ellemeden bekletirsen gerçekleşirdi ve çok hafif ölçüde gerçekleşirdi, şimdi öyle değil. tabi tatları da değişmiş yoğurtların, artık daha yavan-sönük hissediliyo yoğurt tadı. BİM'den alışveriş yapmıyorum yani bahsettiğim yoğurtlar bilindik ünlü markaların yoğurtları. (3-4 farklı markada denedim, bence hepsinde aynı durum var)

Ben aslında daha önceden ayılmalıydım bu duruma, çünkü son zamanlarda ayran yaparken kavanoza su koymama pek gerek kalmamaya başlamıştı. neredeyse sadece yoğurt koyup çalkalayınca (yada blender'dan geçirince) doğrudan ayrana dönüşüyodu. eklediğim su miktarını (eskiye kıyasla) sürekli azaltmaya başlamıştım çünkü eskisi gibi su ekleyecek olursam ayran acayip duru-sulu oluyodu. bu durum aslında yoğurtların sulandırıldığına işaretmiş ama ben şu anda yeni ayıldım. muhtemelen eklediklerini su miktarını yavaş yavaş arttırdılar millet birden farketmesin diye.
Şehzade diyor ki: "hayvancılık bizim dönemimizde şaha kalktı" ve bunu kanıtlamak için de: "hayvan sayısını rekor düzeye kadar arttırdık" diyor.

"hayvan sayısı" dediği şey de, kayıtlı küpe sayısı. halbuki, bu herifler sürekli "küpe affı" getiriyolar, hayvanların küpeleri düşürülüp yerine yeni küpeler takılıyor. aynı hayvan sisteme ikinci ve üçüncü kez kaydediliyor. hayvan son küpe ile kayıtlı olduğu için hayvan öldüğünde eski küpeler askıda kalıyor ve sayı daha da şişiyor.

hayvancılığın gelişmişliğinin yegane ölçütü et ve süt ürünlerinin fiyatlarıdır. bu fiyatlar da ortada. daha geçenlerde markette gözümün önünde bir teyze peynir fiyatına inanamadı, bana sordu: "burada 50 mi yazıyo" diye. evet dedim. teyze: "bunlar nasıl bu kadar pahallabilirler! ben bunu alamam ki" dedi ve çıktı marketten.

halk gerçekten temel gıda ürünlerine ulaşımda sıkıntı çekiyor, ama, reisin bu duruma tepkisi şu:

https://www.youtube.com/watch?v=yEMsSG-vJyg&t=34s

"büyüme oranlarına bakıyosun, şu anda dünyada en iyi noktada olan ülkeyiz. IMF'in ölçeklerine bakıyosun, OECD'nin ölçeklerine bakıyosun, en iyi konumda olan ülkeyiz. ama bunlar hesap kitap bilmiyor"

reis diyo ki: "hesap-kitap bilen adam ekonomimizin iyi olduğunu hesaplayabilir" sayın reis, markette peyniri alamayan teyzeye gidip de: "OECD ölçeklerini hesapla" mı diyeceksin? peynir alamayan teyzeye: "biz hayvan küpe sayısını arttırdık, hayvancılık gelişti" mi diyeceksin? kadın düne kadar alabildiği süt ürünlerini ARTIK ALAMIYOR işin GERÇEĞİ bu, gerisi teferruat.
Pazar günü üç arkadaş Kadıköy'ün isim yapmış dönercilerinden birinde birer buçuk porsiyon döner yedik, yanında göstermelik değil aksine çok güzel bir salata vardı, pilav üstü döner olmasına rağmen yanında ayrı patates kızartması vardı (detayları neden verdiğimi birazdan anlayacaksınız) gayet tatminkâr bir yemekti ve 3 kişi toplam 160 TL ödedik.

bu iki arkadaşım yıllardır kayak yaparlar, ve, önceden Avrupa'ya kayak yapmaya giderlerdi hep. şimdi oturup tekrar konuştular 2021'de tekrar gidebilir miyiz diye, ve, hep gittikleri yerlerden birinde bir suyun 3 euro olduğunu, en ucuz yemeğin 10-15 euro olduğunu söylediler.

şöyle bir düşündüm. bizim yediğimiz yemek 5.7 EURO'ya geliyo.
ben Avrupa'ya gitsem adamın 2 EURO'dan aldığı suya 18.5 TL ödüyorum, ama onlar buraya gelseler 53 TL fiyatındaki tatminkâr bir yemeğe 6 EURO bile ödemiyolar. yani, 3 tane su parası bile ödemiyolar.

Türkiye'de 3 su parası = 4.5 TL
öyle bir ülke düşünün ki, bir Türk olarak o ülkeye gittiğinizde o ülkedeki çok düzgün bir et yemeğinin bir buçuk porsiyonuna TL bazında 4.5 TL'den bile daha az para ödüyosunuz.
Normalde 3 öğün kendi yaptığı yemeği yiyen, işe bile kahvaltı ve öğle yemeğini yanında götüren biriyimdir. Corona sürecinde kardeşim bana misafir geldi ve o süreçte yemek yapmaktan koptum. ara ara canımızın istediği güzel yemekleri yaptık ama genel olarak ya dışarıdan beslendik, ya da hızlıca geçiştirmelere yöneldik (hazır mantı gibi)

kardeşim gidince bir hafta kadar yemek yapmayıp dışarıdan yemeye devam ettim çünkü tembelliğe alışmıştım ve rutin yemek yapma sürecine başlayamadım bi türlü, kahvaltıyı bile dışarıdan yediğim oldu! sonunda öylesine bıktım ki anlatamam.

tekrar markete gittim, dolabı doldurdum, güzel bi et pişirdim, yemek pişirdim, kaliteli bi sucuk aldım, yumurta aldım. kuruyemiş aldım. tereyağı, peynir aldım. veeee, tabii ki, vazgeçilmezlerim olan salata, ve yemekten sonrası için soda+limon (çörçil) tekrar yemek yapıp kendim beslenmeye başladım. yediğim yemeklerin kalitesi bi anda şaha kalktı tekrardan. lezzet olarak da aynı şekilde.

gerçekten yemek yapmasını bilen adama evde yemek yapıp yemek harika bir şey. hem lezzet olarak, hem de kalite olarak. tabii ki kendinize ait bir mutfağınız varsa, yani yalnız iseniz, çok daha sistematik şekilde yapabiliyosunuz.
Forum yönetimi olarak satranç için ayrı bir alt bölüm açmayı düşünün derim. Satranç oyunu son dönemde kendi popülerlik katsayısını hayli arttırdı. online olarak da çok oynanıyor, ki zaten Corona sürecinde dünyaca ünlü satranç oyuncuları sürekli online turnuvalar yaptılar ve bu turnuvalar çok ilgi gördü, büyük izleyici kitleleri yakaladı.
Biz geçmişten beridir teknolojik ve bilimsel olarak ilerlemeyi "gelişmişlik" ölçeği olarak almaya alıştık çünkü bu alanlardaki ilerlemeler hayatımızı kolaylaştıran alet ve sistemlerin üretilmesini sağladılar ve yaşam standartlarımızın tarihte eşi görülmemiş şekilde artmasını sağladılar.

Ancak, burada asıl gelişmişlik ölçeğinin "insan refahı" olduğunu unutuyoruz. özellikle son 5-10 senede birçok kişi İran için gelişmiş diyor, işte efendim kendi nükleer teknolojileri varmış, okumuş kesmin çoğu süper İngilizce biliyomuş vs vs..

Arkadaşlar, İran isterse kuantum ışınlamayı gerçekleştirsin, gene de geri bir ülke olacak, çünkü İran'daki insanların refahları yok, çoğu konuda hürriyetleri yok. ülke hâlâ "molla" zorbalığı ile yönetiliyor.

Özellikle Türkiye'deki dindar arkadaşlar İran'ı parmakla gösterip: "Sizin kemalist ülkenizden daha ileri bir ülke" demeyi seviyorlar ama kime göre "ileri", neye göre "ileri"? İran'daki insanların molla rejiminden çektikleri çilelerin haddi hesabı yok. böylesine zorba bir yerde istersen Mars'a araç gönder, istersen tüm gençlere fen lisesi okutup İngilizce öğret, gene de geri kalmış olacaksın, çünkü ürettiğin teknoloji hakın daha hür ve refah içinde yaşamasını sağlamadıktan sonra "gelişmişlik" adına hiçbir anlamı yok.

gelişmişliğin tek kıstası insan refahıdır, ve, insanların pipilerinin zorla kesildiği, başlarının zorla örtüldüğü, ve sayamayacağım daha birsürü kuralla hayatlarının kontrol altında tutulduğu bir yerde nükleer teknolojiyi ya da İngilizce bilme oranını gelişmişlik kanıtı olarak sunmak tamamen saçmalık.
ABD'deki farklı ırk, azınlık, kadın hareketleri gibi unsurların siyasi arenadaki temsilcisi Demorat partidir. Demokratlar Barrack Obama ile siyahi başkan hayallerini gerçekleştirdiklerinde o kadar özgüvene kapıldılar ki, Obama'nın sakin kişiliği sayesinde oy alabildiğini gözden kaçırıp: "artık her türlü kazanırız" kafasıyla hareket etmeye başladılar, ve, Hillary Clinton'ı çok sert söylemler ile aday yaptılar. "ilk kadın başkan" hayallerine ulaşacaklarına o kadar emindiler ki, "It's Her Turn" sloganları çıkartıldı, yeni filmler kadın başkanlarla çekildi. Sonuç: demokratların hayal ettiklerinin tam zıddı, tepeden tırnağa erkek, tepeden tırnağa beyaz, tepeden tırnağa sağcı biri başkan oldu.

Bir başka deyişle: halk nezninde bu "sert solcu söylemlere sahip kadın başkan" profili tutmadı.

Bu hezimet yaşanmış olmasaydı, demokratlar şu anda Alexandria Ocasio-Cortez ya da Kamala Harris gibi hem kadın hem de beyaz tenli olmayan bir aday öne sürmek isterlerdi, ama, bu profildeki adayların kazanamayacağını çok iyi bildiklerinden dolayı sağcılardan oy kapabilmek için ihtiyar beyaz bir "kukla aday" çıkardılar. Bir sonraki seçimlerde hâlâ yaşıyor olup olmayacağı bile soru işareti olan 77 yaşındaki Joe Biden eğer ABD'nin ihtiyar sağcı boomer tayfasından oy kapabilmeyi başarıp da seçimi kazanacak olursa, saraya çıktıktan sonra istifa edip yerini Kamala Harris'e bırakacak. Ve "Empowered Women" akımının kadın başkan hayali sonunda gerçek olmuş olacak.

Hakkında
Konum: İstanbul,Üsküdar
Meslek: Mühendis
İlgi Alanları: yazılım, satranç, bisiklet
Forum İmzası:
Hakkımda:















Facebook kullanmıyorum, oy isteği mesajları atmazsanız sevinirim
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH’de
Nerede: Bir konuya bakıyor.
Son Giriş: 8 dk. önce
Son Mesaj Zamanı: 9 sa. önce
Mesaj Sayısı: 3.054
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 25.847
İkinci El Bölümü Mesajları: 3
Konularının görüntülenme sayısı: 191.385 (Bu ay: 1.619)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 12.960 (Bu hafta: 58)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
nevşehir escort
kayseri escort
sakarya avukat
webmaster forum
buca escort bayan