T

Er
15 Ocak 2021
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 0 (Bu ay: 0)
Gönderileri

Nokia’nın iletişim servis sağlayıcıları için bulut tabanlı 5G hazırlık sürecini hızlandıracak ortağı Google Cloud.

Basın Bülteni

Nokia’nın iletişim servis sağlayıcıları için bulut tabanlı 5G hazırlık sürecini hızlandıracak ortağı Google Cloud.

  • Google Cloud ve Nokia birlikte iletişim servis sağlayıcıları ve kurumsal müşteriler için bulut tabanlı 5G çekirdek çözümleri geliştirecek.
  • Yeni ortaklık, kurumsal dijital dönüşümü hızlandırmak için ağ ucuna bulut kabiliyetleri sunacak.

23 Şubat2021 

Espoo, Finlandiya ve Sunnyvale, Kaliforniya – Google Cloud ve Nokia bugün ağ altyapılarını modernize eden, bulut tabanlı bir 5G çekirdek ağı kuran ve ağ uçlarını işletmeler için bir iş hizmetleri platformu olarak geliştiren iletişim hizmeti sağlayıcılarına yeni çözümler getirmek için küresel, stratejik bir ortaklık duyurdu.

Bu ortaklık kapsamında, Google Cloud ve Nokia, bulut tabanlı ağ işlevlerini doğrulamak, optimize etmek ve geliştirmek için yakın bir şekilde çalışacak ve iki şirket, iletişim servis sağlayıcılarının 5G bağlantısı ve hizmetlerini geniş ölçekte sunmasına yardımcı olacak yeni çözümleri birlikte geliştirecek.

Günümüzde küresel CSP'ler, tüketicilere yeni, dijital deneyimler sunmaları için ağ ucundaki kurumsal müşterilere 5G bağlantısı ve gelişmiş hizmetler yönlendirerek yeni para kazanma fırsatlarını yaratabilir. Google Cloud ve Nokia, iş yüklerini genel ve özel bulutlarda ağ ucuna kaydırmak için Nokia’nın 5G hizmetlerini ve ağ kabiliyetlerini Google Cloud’un önde gelen yapay zeka, makine öğrenimi ve analiz teknolojileriyle Anthos platformunda bir araya getiren çözümler oluşturacak.

Nokia, bu ortaklığın bir parçası olarak ses çekirdeği, bulut paket çekirdeği, şebeke dışa aktarım fonksiyonu, veri yönetimi, sinyalleri ve 5G çekirdeğini ortaya koyacak. Bu, Nokia'nın otomatik, el değmeden etkinleştirmeye ve IoT cihazlarının uzaktan yönetimine izin veren IMPACT IoT’ye Bağlı Cihaz Platformu'nu ve Nokia'nın Yakınsanmış Şarj çözümünü de içeriyor ve bunlar da iletişim servis sağlayıcılarının 5G ekonomisinde yeni gelir fırsatları yakalamasını sağlayan gerçek zamanlı derecelendirme ve şarj etme gücü sağlayacak.

Google Cloud'un Telekom için Anthos'u, uygulamaları dağıtmak için bir platform görevi görecek ve iletişim servis sağlayıcılarının ağ ucundan halka açık bulut ağlarına, özel bulut ağlarına ve operatör ağlarına kadar her yerde dağıtılabilen bir hizmet ekosistemi oluşturmasına olanak tanıyacak. Ağ ucunda bulut tabanlı uygulamalar sunarak işletmeler daha düşük gecikme sürelerinden faydalanabilir ve maliyetli, kurumda altyapı ihtiyacını azaltarak işyerlerini akıllı perakende, bağlantılı üretim ve dijital tüketici deneyimleri gibi sektörlere dönüştürmelerine olanak tanır.

Google Cloud’da Telekomünikasyon, Medya ve Eğlence Endüstrisi Çözümleri Başkan Yardımcısı olan George Nazi: "İletişim servis sağlayıcıları, hem 5G bağlantısı hem de bulut tabanlı uygulamalar ve kabiliyetler aracılığıyla işletmelerin ağ ucundaki dijital dönüşümlerini desteklemek için önlerinde büyük bir fırsata sahip. Bunu yapmak, bulut tabanlı bir 5G çekirdeği için tasarlanmış modernleştirilmiş bir altyapı gerektirir ve telekomünikasyon endüstrisinin bu müşterileri genişletmesine ve desteklemesine yardımcı olmak için Nokia ile ortaklık yapmaktan gurur duyuyoruz," diye belirtti.

Deutsche Telekom’da Strateji ve Teknoloji Yeniliği Bürosunun Kıdemli Başkan Yardımcısı Alex Choi: "Deutsche Telekom, otomatik bir üretim modeliyle yeni açık, ayrıştırılmış ve bulut tabanlı bir altyapıya geçiş yapma yolculuğunda. Bu nedenle, Nokia ve Google Cloud gibi iki yenilikçi kuruluşun Open RAN ve sanal RAN ve bulut tabanlı 5G çekirdeği gibi kritik alanlarda ekosistem yeniliğini hızlandırmak için güçlerini birleştirdiğini görmekten heyecan duyuyoruz," diye belirtti.

BT Group’un Baş Mimarı Neil McRae: “BT, platformumuz genelinde bulut tabanlı teknolojileri devreye alıyor, müşterilerimizin işlerini kolaylaştırıyor ve evde, hareket halinde veya işte olsun, günlük yaşamlarının her alanında en iyi ağ deneyimini yaşamalarını sağlıyor. Müşterilerimizin günlük yaşamlarında ihtiyaç duydukları ağ ve hizmetler, bulut tabanlı teknolojilerle ölçeklenebilirlik, güvenilirlik ve deneyim açısından daha da geliştirilebilir. BT, Google ve Nokia'nın yeni, isteğe bağlı ağ ucu ve yakınsama çözümlerini hızlandırmaya yardımcı olmak ve tüketiciler ile kuruluşlar için yeni olanaklar yaratmak için birlikte çalışmalarından dolayı heyecan duyuyor,” diye belirtti.

Nokia Bulut ve Ağ Hizmetlerinin Baş Teknoloji Yöneticisi Ron Haberman: “Geçtiğimiz beş yıl içinde, telekom sektörü fiziksel cihazlardan sanal ağ işlevlerine ve şimdi de bulut tabanlı çözümlere dönüştü. Nokia, iş yüklerini şirket içinde veya halka açık bulut ağında çalıştırma seçeneği ve özgürlüğü sağlamak adına hem iletişim servis sağlayıcıları hem de kurumsal müşterilerimize hizmet için Google Cloud ile çalışmaktan heyecan duyuyor. Bulutta yerel ağ işlevleri ve otomasyon, 5G çağında yeni çeviklik ve kullanım durumları sağlayacak."

Kaynaklar

Web sayfası: Nokia 5G Bulut Tabanlı Çekirdek

Web sayfası: Nokia Bulut Paket Çekirdeği

Web sayfası: Google Cloud’un Telekomünikasyon Stratejisi

Amerika Birleşik Devletlerinin 5G Siber Güvenlik Projesi İçin Nokia Seçildi.

  • ABD Siber Güvenlik Mükemmeliyet Merkezi (NCCoE), 5G kullanım durumlarını tanımlamak ve 5G mimarisi bileşenlerinin güvenlik sağlama kabiliyeti olduğunu göstermek için 5G Siber Güvenlik Projesini başlattı. 
  • Nokia, Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST)’nün bir parçası olan NCCoE ile birlikte çalışacak ana 5G sağlayıcısıdır.

10 Şubat 2021

Espoo, Finlandiya – Nokia, NCCoE’nin 5G Siber Güvenlik projesi için teknoloji sağlayıcısı ve ortağı olarak seçildiğini duyurdu. Nokia, 4G’den 5G’ye geçişin güvenli olduğundan emin olmak için NCCoE ve devlet ile endüstri mensuplarının da dahil olduğu diğer ana bayilerle çalışacak.  

Nokia, donanım, yazılım, mobil ağ güvenliği ve 5G radyo erişim ağlarındaki uzmanlıkları ile birlikte 5G ağlarında gösterdiği küresel başarıdan dolayı başvurulacak bir tasarım oluşturmaya yardım etmek ve standartlara dayalı çözümler için kullanım durumları yaratmak için bu projeye seçildi.

5G Siber Güvenlik Projesi, 5G’nin kullanım durumlarından birkaçını tanımlayacak ve 5G mimarisi bileşenlerinin tespit edilen risklere karşı koymak ve endüstri sektörünün uyumluluk gereksinimlerini karşılamak için ne tür güvenlik kabiliyetleri sağlayabileceğini gösterecek. Bu projenin kapsamı, ağ ekipmanına ve son kullanıcı cihazlarının siber güvenlik kabiliyetini arttırmak için 3GPP standartlarında tanımlanan 5G standartlaştırılmış güvenlik özelliklerinden yararlanmaktır.

NIST Uygulamalı Siber Güvenlik Dairesi Başkanı Kevin Stine: “5G hayatımızın her köşesine ulaşacak, bu nedenle güvenlik 5G ağlarda sonradan eklenen bir özellik değil de ağın temel özelliklerinden biri olmalı. Nokia gibi proje ortaklarımızla beraber çalışıp 5G’nin gelişmiş standartlara dayalı güvenlik özelliklerini ve bulut teknolojilerinin temelinde bulunan güvenlik kabiliyetini sonuna kadar kullanan bir mimari göstermek için heyecanlanıyoruz,” diye belirtti.

Nokia’nın Bulut ve Ağ Servisleri Başkanı Raghav Sahgal: “Eski nesil hücresel teknoloji endüstri liderliğinde geliştiriliyordu ancak 5G’nin güvenilir ağların kullanılabilirliğini ve erişimini sağlamak için hükümetlerle işbirliği içinde gelişmesi gerekiyor. 5G Siber Güvenlik Projesi, bir kısmı devletten, bir kısmı da endüstriden gelme ortaklardan oluşan bir kurul ile bu rolü üstleniyor. Nokia olarak sunduğumuz her çözüme güvenlik katıyoruz ve hem açık hem de ticari bileşenlerden yararlanan 5G kullanım durumları için siber güvenliği ilerletmek adına devlet kurumları ve endüstri ile birlikte çalışarak buluta güvenli bir geçiş sağlamaya kararlıyız,” diye belirtti.

Bu projede kullanılacak Nokia çözümlerinin arasında endüstrinin en önde gelen yazılımları, 5G radyo erişim ağı ve çekirdek çözümleri, Backhaul şebekesi ve Nokia Bell Laboratuvarındaki yenilikler de var.

 

Kaynaklar:

Basın Açıklaması: NCCoE, 5G Siber Güvenlik Projesi için Teknoloji Ortaklarını İlan Etti

Couchbase Araştırmasına Göre, Pandemi Dönemindeki Bütün Zorluklara Rağmen, Uygulama Geliştiricilerin Dijital Dönüşüm Çabalarında Devrim Yapma Potansiyeli Bulunuyor

Kuruluşlar net hedefler belirlemek için çabalarken, bilişim ekipleri çok kısa sürede çok fazla şey yapmak zorunda

SANTA CLARA, Kaliforniya, 16 Şubat 2021 -  Yüksek performanslı, dağıtık bir veri platformu olan Couchbase'in gerçekleştirdiği üç bölümlük araştırmanın ikincisine göre COVID-19'un kuruluşlar üzerindeki etkisi sürmeye devam ederken, uygulama geliştiriciler, ciddi zorluklarla karşılaşmalarına rağmen kuruluşların dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmaları konusunda önemli rol oynuyorlar. 450 Avrupalı ve ABD'li üst düzey BT karar vericisinin katıldığı ankette, yüzde 92 oranında katılımcı DevOps'un dijital dönüşüm çabalarında devrim niteliğinde bir etkiye sahip olabileceğine inanırken, yüzde 63'ü gerektiğinde hedeflerini değiştirme esnekliğinin, dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmakta önemli ölçüde yararlı veya vazgeçilmez olduğunu söyledi. Ancak bu esnekliğin bir bedeli var: Ankete katılanların yüzde 49'u, uygulama geliştirme / mimari ekiplerinden çok kısa sürede çok fazla şey yapmalarının beklendiğini bildirdi. 

Couchbase'in Kurucu Ortağı Steve Yen; "Şirketlerin veya kurumların bu yeni çalışma yöntemlerine ve hızla gelişen pazarlara uyum sağlamak için mücadele etmek zorunda kaldığı bir yılda, geliştiriciler, kuruluşlarının uyum sağlamasına yardımcı olmak için ciddi bir baskı altına girdi" diye belirten Yen, “Geliştirme ekiplerinin, net proje hedeflerinden, bu değişen zamanlarda çevik ve hızlı, uyarlanabilirliği destekleyen doğru araç ve teknolojilere olduğu kadar, doğru bir desteğe de ihtiyacı var." Dedi.

Hem kuruluşlar hem de geliştiriciler için zorluklar mevcut

Hem kuruluşlar hem de geliştiriciler için zorluklar mevcut; Ankete katılanların yüzde 86'sı, geliştirme ekipleriyle ilgili olarak aşağıda ifade edilen zorluklarla karşılaştı:

·       Geliştirme ekibi için net, ölçülebilir hedefler belirlemek (yüzde 40)

·       Geliştirme ekiplerinin her daim doğru teknolojiye sahip olmasını sağlamak (yüzde 40)

·       Geliştirme ekibinin kuruluşun stratejik hedeflerini açıkça anlamasını sağlamak (yüzde 31)

·       Geliştirme ekiplerinin karşılaştığı zorlukları belirleme ve çözme (yüzde 31)

Uygulama Geliştiricilerin ve BT Uzmanlarının tüm katkılarına rağmen, yukarıda bahsedilen zorluklar, ekiplerin tam potansiyellerine ulaşmalarına engel olabiliyor. Ankete katılanların yüzde 40'ı, geliştirme ekiplerinin mevcut projelerinde programın gerisinde kaldığını söyledi.

Mevcut krizde bile, kuruluşların geliştiricilerine yatırım yaptığını belirten Steve Yen; “Aslında anketimiz, geliştirme ekiplerinin 2020'de ortalama yüzde 20 büyüdüğünü ortaya çıkardı. Bu önemli yatırımdan en iyi şekilde yararlanmak için sadece insanlara değil, aynı zamanda bireylerin başarılı olmasına yardımcı olacak teknolojiye, yönetime ve iletişime de yatırım yapılması gerekiyor. Sonuçta, işletmeler geliştiricilerinin daha çevik ve esnek hale gelmesine yardımcı olabilirlerse, doğru yönde odaklanmalarını sağlamak daha kolay olacaktır. Giderek daha zorlaşan bir dünyada, geliştiriciler hayati bir role sahiptir. Onlara doğru şekilde yatırım yapmak ise bu rolün verdiği bir gerekliliktir.'' dedi. 

Couchbase, geliştiricilerin, dijital mimarların ve CIO'ların kendileri için dijital dönüşümün zorluklarını anlamaya yönelik araştırmalarını periyodik olarak gerçekleştiriyor. Bir sonraki güncellemede, mimarlık ekiplerinin karşılaştığı stresler ve teknik zorluklar incelenecek.

Qualys, SaaS Uygulama Yığınının Güvenlik Duruşunu ve Riskini Yönetmek İçin SaaS Detection and Response’yi Lanse Ediyor

 

SaaS Detection and Response, tek bir arayüzden SaaS uygulamalarına yönelik kesintisiz görünürlük, değerlendirme ve uyumluluk sağlıyor

 

FOSTER CITY, Calif. 2 Şubat 2021 - Qualys, Inc. (NASDAQ: QLYS), yıkıcı bulut tabanlı BT, güvenlik ve uyumluluk çözümleri alanında öncü ve lider sağlayıcı olarak bugün, kritik SaaS uygulamalarına yönelik kesintisiz görünürlük, güvenlik ve uyumluluk elde etmek için BT ve Güvenlik ekiplerine tek bir konsol sunan Qualys SaaS Detection and Response (SaaSDR) uygulamasını tanıttı.

 

FedRAMP onaylı Qualys Cloud Platformu destekli Qualys SaaSDR, SaaS için güvenlik, risk ve uyumluluğu yönetme sürecini düzene sokuyor ve otomatikleştiriyor. Bu yeni çözüm, hassas bilgilerin kötü niyetli veya istenmeyen şekilde açığa çıkmasını önlemek için SaaS uygulamaları, klasörleri ve belgeleri üzerinde otomatik ve güncel envanter tutulması ve kontrol edilmesi ve SaaS uygulamalarının uyumluluk duruşunun derinlemesine anlaşılmasını mümkün kılıyor. İlk sürüm, Google G Suite, Microsoft Office 365, Zoom ve Salesforce için yerel destek sağlayacak. 

 

ImagineX Consulting, LP şirketinin Siber Güvenlik Uygulamaları Direktörü olan Tim Salvador konuyla ilgili olarak: “Qualys SaaSDR, ImagineX'e Microsoft Office 365 ve Google G Suite dağıtımlarımızın güvenliği ve uyumluluğu konusunda yardımcı olur. Güvenlik ekibine, kritik SaaS uygulamalarının görünürlüğünü ve kontrolünü tek bir ekrandan sağlayarak uygulamaların güvenlik duruşunu güçlendirir. Ayrıca SaaSDR'ı, müşterilerimize SaaS uygulamaları uyumluluğunu iyileştirmek ve potansiyel verilerin açığa çıkmasına ışık tutmak için çalışırken rehberlik etmeye yardımcı olacak temel bir zorunluluk olarak görüyoruz.” dedi.

 

IDC Güvenlik Ürünleri Program Başkan Yardımcısı Frank Dickson; "Uygulamalar şirket içinden IaaS'ye ve ardından SaaS'a geçerken, geleneksel güvenlik araçları SaaS uygulama yığınları için gerekli görünürlüğe sahip olmadığından güvenlik analistleri için kör noktalar oluşur." dedi. Dickson sözlerine şöyle devam etti; "SaaS paylaşılan sorumluluk modelinin gerçekliği, SaaS bağlamında güvenlik ve bakım uygulamasının temelde farklı olmasıdır, çünkü SOC işletim sistemi ve uygulama katmanı üzerinde kontrol sahibi değildir. Güvenlik, hijyen ve yönetim, veri ve kimlik disiplinlerinden yararlanılarak API merkezli bir yaklaşım kullanılarak uygulanmalıdır. Qualys, daha derin değerlendirme için sürtünmesiz veri toplama yoluyla SOC'ye SaaS uygulaması görünürlüğü sağlamaya çalışıyor, Office 365 ve Zoom için CIS politikalarını destekliyor ve aynı zamanda Qualys duruş yönetimi teknolojisinin gücünden kimlik ve veri bağlamını artırmak için yararlanıyor. Qualys SaaSDR, CISO'lara SaaS uygulamalarının veri açığını ve güvenlik uyumluluğunu izleme ve yönetme konusunda yardımcı olmak için kolay bir eklenti çözümü sağlıyor."

 

Qualys SaaSDR ile işletmeler, SaaS uygulamalarını yönetmek için aşağıdakileri sağlayan tek bir çözüme sahip olur:

Kullanıcı ve Cihaz Görünürlüğü: SaaS uygulaması kullanıcılarının ve kullanıcı gruplarının (dahili ve harici), kullanıcıların sahip olduğu ve erişebildiği dosyalar ve klasörlerle birlikte otomatik olarak envanterini çıkarabilirler. Ayrıca, varlıkların ayrıntıları, konumu, çalışan hizmetler, yüklü yazılımlar ve daha fazlası gibi uç noktalarla ilgili ayrıntılı bilgileri tek bir birleşik görünümde toplayabilirler.

Güçlü Erişim Denetimleri: Uygun erişim düzeylerini hızlı bir şekilde gözden geçirmek ve ayrıntılı olarak atamak için kullanıcılar ve veri erişim hakları üzerinde tek bir arayüzden tam kontrol sahibi olurlar.

Veri İfşası İçgörüleri: Yanlış izinler, riskli dosyalar, dosya değişiklikleri, yanlış yapılandırma sorunları, kritik güvenlik açıkları ve gelişmiş tehdit istihbaratını kullanan istismarlar gibi güvenlik zayıflıklarını hemen belirlemek için SaaS uygulamalarına ve üçüncü taraf uygulamalara ışık tutar. 

Güvenlik ve Uyumluluk Duruşu: CIS, PCI-DSS, NIST ve CIS üzerinden O365 gibi endüstri karşılaştırmalarına uygun uyumluluğun uygulanmasının yanı sıra SaaS uygulaması için sürekli ve otomatik güvenlik duruşu ve yapılandırma değerlendirmeleri sunar.

Risk Belirleme: Kullanıcı erişim hakları ve veri ifşası gibi SaaS uygulaması veri içgörülerini, kullanıcı konumu, erişim zamanı, dosya değişiklikleri, ana bilgisayar güvenlik açıkları ve yapılandırmaları, gelişmiş tehditler ve daha fazlası gibi ek güvenlik telemetrisi ile ilişkilendirmek için Qualys Cloud Platform’dan yararlanabilirler. 



Qualys SaaSDR, tek bir cam panelde SaaS uygulamalarının sürekli görünürlüğünü sağlar


 

Qualys başkanı ve CEO’su olan Philippe Courtot; “Qualys'in Bulut Platformumuza yaptığı büyük yatırım, SaaSDR gibi algılama ve yanıtlama tekliflerini desteklemek için gereken ilgili bağlamı, gerçek zamanlı analizi, görünürlüğü ve ölçeği sağlıyor.” "Qualys SaaSDR’nin yerel bağlayıcıları, müşterilerin kendi SaaS uygulamalarının güvenli ve uyumlu olmasını sağlamaları için tek bir ekrandan netlik ve benzersiz düzeyde ayrıntı ve içgörü sağlayan SaaS uygulamalarına güvenlik sağlar." dedi.

 

Gelecek Özellikler

Qualys, 2021'in ikinci yarısında, müşterilerin uyumluluk ve açığa çıkma sorunlarını giderebilmeleri ve tek bir tıklamayla yanlış yapılandırmaları, güvenlik açıklarını ve tehditleri otomatik olarak düzeltebilmeleri için uygulamaya veri ifşasında uyarı alma ve otomatik iyileştirme gibi proaktif yanıt yetenekleri ekleyecek. Qualys ayrıca, hedeflenen güvenlik duruş değerlendirmeleri yapılmasını sağlamak için özelleştirilmiş kontrollerin yanı sıra Slack, GitHub ve Microsoft Teams gibi ek çözümler için de ilave desteğe sahip olacak.

 

Fiyatlandırma ve Webinar

SaaSDR genel olarak bulunabilir durumdadır; SaaS uygulaması başına fiyatlandırma her bir kullanıcı için 20 ABD dolarından başlar. Ücretsiz denemeye katılmak için www.qualys.com/trySaaSDR adresini ziyaret edin. Daha fazla bilgi edinmek için 3 Mart'ta gerçekleşecek olan Navigating the SaaS Technology Stack for Continuous Visibility and Compliance,adlı web seminerine katılın.

 

 

Ek Kaynaklar 

·        Ayrıntılar için bkz. Qualys Cloud Platform

Basın Duyurusu: Qualys QSC EMEA 2021 Ücretsiz Sanal Kullanıcı Konferansı Başladı

 

4000’den fazla kayıtlı katılımcı 55’i aşkın öğrenim oturumu içinden seçim yapabilecek

 

FOSTER CITY, Calif. 25 Ocak 2021 - Qualys, Inc. (NASDAQ: QLYS), öncü ve lider bir bulut tabanlı BT, güvenlik ve uyumluluk çözümleri sağlayıcısı olarak bugün, bir sonraki sanal kullanıcı konferansı olan QSC EMEA 2021’i başlattı. 25 Ocak’ta başlayan ve 9 Şubat’a kadar devam edecek olan QSC EMEA 2021, 4.000’in üzerinde müşteriyi, stratejik ortağı ve sektör uzmanını düşünce liderliği, öğrenim ve uygulamalı eğitim için bir araya getiriyor.

 

Konferansta, yol haritası tartışmaları ve ürün tanıtımları Qualys Bulut Platformu ve uygulamalarının neden ve nasıllarını ortaya koyarken güvenlik uzman ve liderlerine sektörün yüz yüze geldiği yıkıcı değişikliklere içeriden bir bakış sunuluyor.

Qualys, daha büyük çeşitlilikte oturumlar, ilave EMEA örnek olay çalışmaları sunarak EMEA’ya bu yenilikçi sanal formatı getirmekte ve ilk kez olarak da EMEA tabanlı müşterilerine ücretsiz eğitim sunuyor. İki hafta süresince katılımcılar, 55’i aşkın öğrenim oturumu içinden seçim yapabilecek.

 

Oturumlarda Neler Bulacaksınız?

 

·        Qualys yöneticileri olan yönetim kurulu başkanı ve CEO Philippe Courtot’nun ve genel müdür ve baş ürün sorumlusu Sumedh Thakar’ın açılış konuşmaları

·        CRH, AXA, Amadeus ve Qualys’ten uzman CISO’lar, bir açık oturumda dijital dünyadaki tehditleri azaltma stratejileri

 

·        VMDR, Multi-Vector EDR, Container Security, Policy Compliance, Web Uygulama Güvenliği ve yakında çıkacak olan XDR çözümü dahil olmak üzere Qualys uygulamalarının tanıtımları

·        Önde gelen EMEA tabanlı müşteriler olan WINDTRE, Uphold, EPAM, Bankmed ve Cembra’dan konuşmacılar

·        VMDR, Multi-Vector EDR, Cloud Security Assessment and Response, Container Security Assessment and Response, Birleştirilmiş Uyumluluk, Web Uygulaması ve API Güvenliği üzerine altı günlük ücretsiz eğitim ve sertifika kursları.

 

Kayıt

QSC EMEA 2021 için www.qualys.com/qsc/2021/emea/ adresinden kaydolun. Bu etkinliğe canlı katıldığınızda soru sorabilecek, yanıtları görebilecek ve Qualys mühendisleri ve diğer katılımcılarla iletişim kurabileceksiniz. Ana temaların tümü Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve Arapça alt yazılı olacaktır. Oturumların tamamına katılamayanlar oturumları kayıttan tekrar izleyebilecektir.

 

Qualys Hakkında 

Qualys, Inc. (NASDAQ: QLYS) bulut tabanlı, güvenlik ve uyumluluk çözümleri alanında, 130'u aşkın ülkede 15.700'den fazla aktif müşteriye hizmet veren öncü ve lider bir sağlayıcıdır. Müşterileri arasında, Forbes Global 100 ve Fortune 100 listelerindeki şirketler de bulunmaktadır. Qualys, kuruluşların güvenlik ve uyumluluk çözümlerini tek bir platform üzerinde bir araya getirip düzenlemesine ve dijital dönüşüm girişimlerine güvenlik özellikleri eklemesine yardımcı olur. Böylece kuruluşlar daha çevik bir şekilde hareket eder, iş alanında daha iyi sonuçlara ulaşır ve büyük maliyet tasarrufları sağlar.  

 

Qualys Cloud Platform ve entegre Bulut Uygulamaları, işletmelere sürekli olarak kritik güvenlik bilgileri sağlayarak şirket içinde, uç noktalarda, bulutlarda, kapsayıcılarda ve mobil ortamlarda hem BT sistemleri hem de web uygulamalarına yönelik tüm denetim, uyumluluk ve koruma işlemlerinin otomatik hale getirilmesine olanak tanır. İlk SaaS güvenlik şirketlerinden biri olarak 1999’da kurulan Qualys; Amazon Web Services, Microsoft Azure ve Google Cloud Platform gibi lider bulut sağlayıcılarının yanı sıra Accenture, BT, Cognizant Technology Solutions, Deutsche Telekom, DXC Technology, Fujitsu, HCL Technologies, IBM, Infosys, NTT, Optiv, SecureWorks, Tata Communications, Verizon ve Wipro dahil olmak üzere yönetilen hizmet sağlayıcıları ve danışmanlık kuruluşlarıyla stratejik ortaklıklar kurmuştur. Şirket ayrıca Cloud Security Alliance’ın da kurucu üyelerinden biridir. Daha fazla bilgi için lütfen www.qualys.com adresini ziyaret edin.  

 

Qualys ve Qualys logosu, Qualys, Inc şirketinin tescilli ticari markalarıdır. Tüm diğer ürünler veya adlar, ilgili şirketlerin ticari markaları olabilir. 

 

Medya İletişim: 

Tami Casey, Qualys 

(650) 801-6196 

[email protected]

Akıllı Kenar Teknolojiler İçin Tasarlanmış Sektörün İlk Bulut Yerel Platformu: Aruba ESP Tanıtıldı

 

Aruba ESP ile Güçlendirilmiş Hibrit Çalışma Alanları Dijital Lansmanı Gerçekleştirildi

 

 

İstanbul 28.01.2021 – Bir Hewlett Packard Enterprise şirketi (NYSE: HPE) olan Aruba, kenar teknolojiler ağında meydana gelebilecek sorunları önceden tahmin eden ve çözen, sektörün ilk yapay zeka destekli bulut platformunu duyurdu. Yapay zeka operasyonları üzerine kurulu, sıfır güven politikası uygulayan ve ofisler, veri merkezleri, şubeler ve uzaktan çalışma noktalarını tek bir çatıda toplayan Aruba ESP (Kenar Servisleri Platformu), etki alanları üzerindeki verileri tek bir platformda sürekli bir şekilde analiz ediyor. Otomatize edilmiş, hizmet düzeyi sözleşmelerini (SLA’lar) garantiye alarak, anomalileri ve self optimizasyonları tanımlarken, ağdaki bilinmeyen cihazları tespit ediyor, güvenli bir hale getiriyor. Kenar teknolojilerde bir bulut deneyimi sunmak için tasarlanan Aruba ESP, bulut ya da şirket içinde yer alan sunucularda bir hizmet olarak kullanılabilir.

 

Veri Analizi Çağına Giriyoruz

 

Bir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar; “Geçtiğimiz 20 yılda mobilitenin her yerden sağlanması gündem maddesiyken, bu trend yerini bulut tabanlı uygulamalara bıraktı. Şimdilerde ise bulut bilişimle uyum halinde hareket eden fakat uç teknolojilerde çalışan yeni iş operasyonları ve uygulama türlerine güç sağlamak için bilişim ve modern ağ iletişimi tarafından desteklenen Nesnelerin İnterneti, yapay zeka ve otomasyona sırtını yaslamış bir veri analizi çağına giriyoruz.” dedi. Sözlerine devam eden Uyar; “Eğer veri yığını doğru bir şekilde analiz edilip kullanılırsa, verimlilik artırılabilir, deneyimler iyileştirilebilir ve yeni iş kazanımları elde edilebilir. Buradaki kilit nokta, kullanıcıların, cihazların ve dijital dünyaya bağlanan nesnelerin bulunduğu kenar teknolojilerdeki verilerin analiz edilip, işlenerek, gerçek zamanlı içgörülerin anlamlı aksiyonlara çevrilmesidir. Alternatifi görülmemiş zamanlar yaşadığımız şu günlerde, verilere dayalı aksiyon alınabilir içgörüler meydana getirmenin yolu şirketlerin, çalışanların ve iş yerlerinin hızla gelişen ihtiyaçlarına uyum sağlamasından geçiyor.”

diye belirtti.

 

Aruba ESP ile Güçlendirilmiş Hibrit Çalışma Alanları

 

Lansmanda konuşan Aruba Ülke Teknik Müdürü Oğuzhan Eren, “COVID-19 aşılarındaki gelişmelere rağmen ofislere dönüşün 2021’in sonlarını bulacağı ve uzaktan çalışmanın bir kısmının pandemi sonrasında da devam edeceği konuşuluyor. Bu durum fiziksel ofis alanlarında, kurumsal kültürde, bağlanabilirlikte ve ağ teknolojilerinde köklü değişikliklere işaret ediyor. Başlangıçta çalışma sistemlerini geçici olarak değiştirdiğini düşünen pek çok şirket, şimdilerde ise geleceğin çalışma biçimini hibrit işgücü olarak tasarlamaya başladı. Tam da bu noktada Aruba ESP yapay zekayı kullanarak önleyici tedbirler alması için BT ekiplerine destek veriyor.” dedi.

 

 

 

 

Aruba ESP’yle Beraber Gelen Yeni İnovasyonlar

 

Aruba ESP, merkezi yönetim ve kontrol için birden fazla ağ unsurunu tek bir çatı altında toplayan, kablolu, kablosuz ve SD-WAN ortamları için sektörün en çok ölçeklenebilir, tam donanımlı, bulut tabanlı platformudur. Aruba ESP açık standartlara dayanır ve çeşitli üçüncü parti çözümler ve hizmetlerle entegrasyonu sağlıyor. Bugün tanıtılan en kritik özellikler şunlar:

 

 

·        Her büyüklükteki şirket için bulut yerel yönetim - Aruba Central şu anda 65 binden fazla müşterisi için kritik görevler üstlenen ağları yürütüyor. Yeni ArubaOS hizmetleriyle  şimdi ise, şirket içi sunucularda ya da bulutta kullanılabilecek her ölçekteki ofis, veri merkezi, mağazalar veya uzaktan çalışanlar için tam donanımlı yönetim ve operasyonu mümkün kılan, sektörün insan müdahalesi gerektirmeyen tek bulut tabanlı platformununu sunuyor.

 

·        Tümleşik altyapıyla basitleştirilmiş günlük operasyonlar - Aruba ESP aracılığıyla erişilen ortak bir veri gölü sayesinde, Aruba Central’ın son sürümü basitleştirilmiş navigasyon, gelişmiş arama ve tek bir kontrol noktasından çoklu boyutların bilgileri bağlamsal görünümle geliştirilmiştir. Böylece, etki alanları ve konumlardan açığa çıkan bilgileri toplamak ve ilişkilendirmek için birbiriyle uyumsuz çalışan araçların kullanım ihtiyacı ortadan kalkıyor.

 

·        Yapay zeka ve otomasyonla daha hızlı sorun çözme - Aruba, Aruba AirMatch gibi eşsiz teknolojiler de dahil olmak üzere yapay zeka destekli inovasyonları piyasaya sürme konusunda kendini ispat etmiştir. Aruba’nın yeni Yapay Zeka İçgörüleri (AI Insights) günde 1,5 milyardan fazla veri açığa çıkaran bir milyondan fazla ağ cihazından gelen verilerden modellemeyi temel alır. Böylece sorun daha hızlı çözülür, görülmesi zor ağ yapılandırma sorunları daha en baştan tespit edilir ve ağ operasyonlarını sürekli optimize etmek adına kuralcı öneriler sunulur ve otomatik iyileştirmeler sağlıyor.

 

·        Yapay Zekayla Desteklenen IT Verimliliği - Aruba Central artık Yapay Zekalı Arama sunuyor. Doğal Dil İşleme ile birlikte sunulan veri işleme hizmetiyle, IT ekiplerinin “angarya” işler yapmasını ortadan kaldırır ve Aruba ESP’nin ortak veri havuzundan kullanıcı ve cihazlardan topladığı İngilizce sorgularla basitleştirerek, mevcut sorunu hızlıca çözer. Daha karmaşık sorunları çözmek adına, Yapay Zeka Asistanı hem şirket içindeki yardım masasından hem de Aruba TAC’tan ilgili tüm verileri toplayarak, olay bazlı otomasyondan yararlanıyor.

 

·        Uygulamalar, cihazlar ve ağ genelinde detaylı görünürlük - Aruba Central'daki iyileştirmeler, sunucu, uygulama ve ağ performansı sorunlarını daha hızlı tanımlamak için Kullanıcı Deneyimi İçgörüsü’nden topladığı kullanıcı merkezli veri analizi sağlıyor.

 

·        Yeni nesil anahtarlamanın hem dağıtık hem de orta ölçekli işletmelere genişletilmesi- Şirketlerin kenar teknolojilere dönüşümünü hızlandırmasına yardımcı olmak için Aruba, CX Switch portföyünü, Aruba CX 6200 Anahtar Serilerini içerecek şekilde genişletti. Bu yeni seri, kullanıcı ve cihaz bağlantısının gerçekleştiği her kenar teknoloji ağında gömülü analitik ve otomasyon becerilerini beraberinde getiriyor. Bu, daha iyi iş sonuçları alınmasını sağlayan içgörüler yaratıyor. CX 6200 anahtar serisi, Aruba’nın uçtan uca CX anahtarlama portföyünü daha da genişleterek, müşterilerin kurumsal ofislerinden ve şube erişim katmanından veri merkezine tek bir işletim modeli çalıştırabilmesini mümkün kılıyor.

 

·        Geliştirici Merkezi’yle süregelen inovasyon – Aruba, yeni nesil kenar teknoloji uygulamalarının inovasyonunda sürekli gelişimi sağlayan ve geliştiriciler için kapsamlı bir kaynak olan Aruba ESP platformunu, Aruba API’larını ve dokümantasyonunu Geliştirici Merkezi’yle sunuyor.

 

 

Aruba ESP Türkiye dijital lansmanında EMEA Bölgesi Çözümlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Lars Koelendorf konuyla ilgili şunları söyledi: “Akıllı Kenar Teknolojiler, dönüşümünü hızlandırmak isteyen ve teknoloji yatırımlarını en önemli varlıkları olarak geliştirmek isteyen kurumlar ve şirketler için ucu bucağı olmayan olasılıkları harekete geçirecek bir hızlandırıcı. Aruba ESP, bağlanabilirliği sağlama, koruma, analiz etme ve harekete geçme prensipleri üzerine kuruldu. Yıllar süren inovasyon, Ar-Ge, Aruba yaratıcılığı ve belki de en önemlisi, saygın müşterilerimizden topladığımız açık sözlü geri bildirim ve aydınlatıcı perspektifler bu platformu akıllı bir hale getirdi.” 

 

 

Etkinlikte konuşan Aruba CERTA Bölgesi Satış Direktörü Peter Schoen “Akıllı Kenar Teknolojiler’in gücünden yararlanmak isteyen kurumların değişen iş ve teknik gereksinimlerini gidermek için Aruba, tüketim ve tedarik seçeneklerinde genişlemeye gitti. Bunlar arasında, Aruba GreenLake aracılığıyla verilen ağ hizmetleri (NaaS) veya müşterilerin yararlanabileceği HPE Finansal Hizmetler’in sunduğu esnek finansal seçenekleri var.” dedi.

Western Digital ve Qumulo, IHME'nin Covid-19 Sağlık Analitikleri ve Aşı Dağıtımı İçin Geniş Kapasite ve Ölçekler Sağlıyor

 

 

IHME, Qumulo’nun Ölçeklenebilir Dosya Veri Platformunu, Western Digital’in Ultrastar® HDD'leri ve SSD'leri ile Kamuya Açık Pandemi Araştırmaları, İstatistikleri ve Öngörüleri Sağlamak için Günde 2 PB'ye kadar Hesaplama Yapabilmek için Kullanıyor

 

İstanbul, 27 Ocak 2021 - Dünyanın en büyük sorunlarının veri aracılığıyla çözülebilmesi için yollar geliştiren Western Digital Corp. (NASDAQ: WDC), bugün, Sağlık Ölçümleri ve Değerlendirme Enstitüsü'nün (IHME) hibrit bulut ortamları için, dosya veri yönetiminde çığır açan bir lider olan Qumulo ile ortaklaşa devam eden COVID-19 araştırması ve aşı uygulaması için Western Digital'in Ultrastar DC HC550 18TB HDD'leri ve Ultrastar DC SN640 NVMeTM SSD'lerini kullandığını açıkladı.

 

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bulunan IHME, bağımsız bir küresel sağlık araştırma kuruluşudur. Görevleri; yöneticilere, liderlere ve sağlık kurumlarına kolayca ve serbestçe erişilebilecekleri toplum sağlığı verilerini ulaştırarak dünya nüfusunun refahını iyileştirmektir. Bu verilerden faydalanan kuruluşlar, konu hayat kurtarmak olduğunda, önemli kararları bilinçli bir şekilde alabilirler.

 

IHME BT Altyapısı Direktörü Serkan Yalçın; "Dünya Sağlık Örgütü resmi olarak bir salgın ilan ettiğinde, hastanelerden, eyalet hükümetlerinden ve diğer ülkelerden veri ve tahmin modelleri için talepler yağmaya başladı" dedi ve ekledi; ''Başından beri Qumulo ile birlikte çalışmak ve Western Digital disklerinden faydalanmak, yüz milyonlarca veri noktasını, karar mercilerinin sonuçları kolayca görüntülemelerine ve ekipleriyle iletişim kurmalarına olanak tanıyan tek bir görselleştirmeyle mümkün kıldı. Aşılar dünya çapında yayıldıkça, karar mercilerine mümkün olan en sağlam bilgileri vermek için projeksiyonları daha da genişletebildik.”

 

Büyük veri kümelerini tutmak ve analiz etmek, birinci sınıf bir depolama altyapısı gerektirir. Qumulo, kuruluşların dosya verilerini kolayca depolamasına ve yönetmesine yardımcı olmak için dosya veri platformları sağlar. C-432T veri merkezi, özel ve genel bulut ortamları için önbelleğe alınmış bir performans hibrit depolama sistemi sunar. Bu yüksek performanslı sistem, büyük miktarda veriye sahip IHME gibi kuruluşlar için dinamik olarak ölçeklenebilir bir mimari ve gerçek zamanlı veri görünürlüğü sağlar.

 

Qumulo'nun sistemi, yüksek kapasiteleri, düşük güc kullanımı ve yüksek güvenilirliğinden dolayı Western Digital'in Helioseal® teknolojisine sahip Ultrastar DC HC550 18TB HDD'lerini içerir. Ultrastar DC SN640 NVMe SSD'ler, SATA SSD'lere kıyasla ardışık okumada altı kat iyileştirme ile ileri seviye performans sağlamak için kullanılır ve bu da veri analizinin daha hızlı yapılmasını sağlar. Western Digital'in dikey olarak entegre edilmiş depolama cihazlarıyla Qumulo'nun C-432T’si, 2U konfigürasyonlı 432TB’lık ham depolama kapasitesi sağlar.

 

Qumulo'nun ürün başkan yardımcısı Ben Gitenstein; "Western Digital ile ortaklığımız, IHME'ye önceki çözümlere göre her gün 20 kata kadar daha fazla veriyi analiz eden hızlı ve güvenilir bir dosya veri platformu sunmamıza yardımcı oldu.'' dedi ve ekledi, ''Yazılım odaklı platformumuz, kurumsal düzeyde müşterilerin yapılandırılmamış verilerle başarılı olmaları için kritik olan büyük veri kümelerinin analizini radikal bir şekilde basitleştiren yeterlilikler sunuyor. Western Digital ile olan bu ortaklık, IHME gibi müşterilerin altyapılarının karmaşıklığını basitleştirmelerine, yenilikleri hızlandırmalarına ve nerede olursa olsun verilerinin gücünü açığa çıkarmalarına olanak tanıyor.”

 

Western Digital veri merkezi sabit diskler Başkan Yardımcısı Andrew Dorian ise konu hakkında; “Artan veri talebi için ölçeklendirme, kuruluşların karşılaştığı ortak bir engeldir. Bu durumda, veri artışı ani ve ivmeli oldu.” diye belirtti ve ekledi; "IHME'nin Kovid-19 ile mücadele etmek için veri odaklı, bilime dayalı, eyleme geçirilebilir planlar oluşturmasına yardımcı olacak depolama temelini sağlayan Qumulo ile çalışmaktan onur duyuyoruz. Qumulo ile ortaklaşa olarak, her yerde insanlara fayda sağlayan verilerdeki dalgalanmayı gidermek için yüksek kapasiteli HDD'ler ve yüksek performanslı NVMe SSD'lerle ölçeklenebilir bir şirket içi dosya depolama sistemini hızla sağlayabildik.''  

 

İlgili Western Digital kaynakları:

·        Vaka İncelemesi: Qumulo ve IHME, Covid-19'la Mücadele Etmek için Western Digital NVMe SSD'leri ve Sabit Sürücüleri Dağıttı

·        Blog: HDD'yi sihirli yapan üç teknoloji

·        Blog: yeni nesil NVMe SSD'leri yönlendiren 5 veri merkezi eğilimi

 

Western Digital'e bağlı kalın:

Twitter, LinkedIn, Blog, Facebook, YouTube

 

Western Digital Hakkında

Western Digital, verilerin gelişmesi için ortamlar oluşturur. Veri altyapısında bir lider olarak şirket, müşterilerin giderek artan çeşitlilikteki verileri yakalamasına, korumasına, erişmesine ve dönüştürmesine yardımcı olmak için gereken yeniliği yönlendiriyor. Gelişmiş veri merkezlerinden mobil sensörlere ve kişisel cihazlara kadar verilerin olduğu her yerde, endüstri lideri çözümlerimiz veri aktarım yetenekleri sunar. Western Digital veri odaklı çözümler Western Digital®, G-Technology™, SanDisk® ve WD® markalarından oluşmaktadır.

 

Western Digital, Western Digital logosu, HelioSeal ve Ultrastar, Western Digital Corporation'ın veya bağlı kuruluşlarının ABD ve/veya diğer ülkelerdeki tescilli ticari markaları veya ticari markalarıdır. NVMe kelime işareti, NVM Express, Inc.'in ticari markasıdır. Diğer tüm markalar kendi sahiplerinin mülkiyetindedir. Ürün özellikleri önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir. Gösterilen resimler gerçek ürünlerden farklı olabilir. Bütün ürünler, dünyanın tüm bölgelerinde mevcut değildir.

 

© 2021 Western Digital Corporation veya bağlı kuruluşları. Tüm hakları saklıdır.

 

 

Western Digital ve Qumulo, IHME'nin Covid-19 Sağlık Analitikleri ve Aşı Dağıtımı İçin Geniş Kapasite ve Ölçekler Sağlıyor

 

 

IHME, Qumulo’nun Ölçeklenebilir Dosya Veri Platformunu, Western Digital’in Ultrastar® HDD'leri ve SSD'leri ile Kamuya Açık Pandemi Araştırmaları, İstatistikleri ve Öngörüleri Sağlamak için Günde 2 PB'ye kadar Hesaplama Yapabilmek için Kullanıyor

 

İstanbul, 27 Ocak 2021 - Dünyanın en büyük sorunlarının veri aracılığıyla çözülebilmesi için yollar geliştiren Western Digital Corp. (NASDAQ: WDC), bugün, Sağlık Ölçümleri ve Değerlendirme Enstitüsü'nün (IHME) hibrit bulut ortamları için, dosya veri yönetiminde çığır açan bir lider olan Qumulo ile ortaklaşa devam eden COVID-19 araştırması ve aşı uygulaması için Western Digital'in Ultrastar DC HC550 18TB HDD'leri ve Ultrastar DC SN640 NVMeTM SSD'lerini kullandığını açıkladı.

 

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bulunan IHME, bağımsız bir küresel sağlık araştırma kuruluşudur. Görevleri; yöneticilere, liderlere ve sağlık kurumlarına kolayca ve serbestçe erişilebilecekleri toplum sağlığı verilerini ulaştırarak dünya nüfusunun refahını iyileştirmektir. Bu verilerden faydalanan kuruluşlar, konu hayat kurtarmak olduğunda, önemli kararları bilinçli bir şekilde alabilirler.

 

IHME BT Altyapısı Direktörü Serkan Yalçın; "Dünya Sağlık Örgütü resmi olarak bir salgın ilan ettiğinde, hastanelerden, eyalet hükümetlerinden ve diğer ülkelerden veri ve tahmin modelleri için talepler yağmaya başladı" dedi ve ekledi; ''Başından beri Qumulo ile birlikte çalışmak ve Western Digital disklerinden faydalanmak, yüz milyonlarca veri noktasını, karar mercilerinin sonuçları kolayca görüntülemelerine ve ekipleriyle iletişim kurmalarına olanak tanıyan tek bir görselleştirmeyle mümkün kıldı. Aşılar dünya çapında yayıldıkça, karar mercilerine mümkün olan en sağlam bilgileri vermek için projeksiyonları daha da genişletebildik.”

 

Büyük veri kümelerini tutmak ve analiz etmek, birinci sınıf bir depolama altyapısı gerektirir. Qumulo, kuruluşların dosya verilerini kolayca depolamasına ve yönetmesine yardımcı olmak için dosya veri platformları sağlar. C-432T veri merkezi, özel ve genel bulut ortamları için önbelleğe alınmış bir performans hibrit depolama sistemi sunar. Bu yüksek performanslı sistem, büyük miktarda veriye sahip IHME gibi kuruluşlar için dinamik olarak ölçeklenebilir bir mimari ve gerçek zamanlı veri görünürlüğü sağlar.

 

Qumulo'nun sistemi, yüksek kapasiteleri, düşük güc kullanımı ve yüksek güvenilirliğinden dolayı Western Digital'in Helioseal® teknolojisine sahip Ultrastar DC HC550 18TB HDD'lerini içerir. Ultrastar DC SN640 NVMe SSD'ler, SATA SSD'lere kıyasla ardışık okumada altı kat iyileştirme ile ileri seviye performans sağlamak için kullanılır ve bu da veri analizinin daha hızlı yapılmasını sağlar. Western Digital'in dikey olarak entegre edilmiş depolama cihazlarıyla Qumulo'nun C-432T’si, 2U konfigürasyonlı 432TB’lık ham depolama kapasitesi sağlar.

 

Qumulo'nun ürün başkan yardımcısı Ben Gitenstein; "Western Digital ile ortaklığımız, IHME'ye önceki çözümlere göre her gün 20 kata kadar daha fazla veriyi analiz eden hızlı ve güvenilir bir dosya veri platformu sunmamıza yardımcı oldu.'' dedi ve ekledi, ''Yazılım odaklı platformumuz, kurumsal düzeyde müşterilerin yapılandırılmamış verilerle başarılı olmaları için kritik olan büyük veri kümelerinin analizini radikal bir şekilde basitleştiren yeterlilikler sunuyor. Western Digital ile olan bu ortaklık, IHME gibi müşterilerin altyapılarının karmaşıklığını basitleştirmelerine, yenilikleri hızlandırmalarına ve nerede olursa olsun verilerinin gücünü açığa çıkarmalarına olanak tanıyor.”

 

Western Digital veri merkezi sabit diskler Başkan Yardımcısı Andrew Dorian ise konu hakkında; “Artan veri talebi için ölçeklendirme, kuruluşların karşılaştığı ortak bir engeldir. Bu durumda, veri artışı ani ve ivmeli oldu.” diye belirtti ve ekledi; "IHME'nin Kovid-19 ile mücadele etmek için veri odaklı, bilime dayalı, eyleme geçirilebilir planlar oluşturmasına yardımcı olacak depolama temelini sağlayan Qumulo ile çalışmaktan onur duyuyoruz. Qumulo ile ortaklaşa olarak, her yerde insanlara fayda sağlayan verilerdeki dalgalanmayı gidermek için yüksek kapasiteli HDD'ler ve yüksek performanslı NVMe SSD'lerle ölçeklenebilir bir şirket içi dosya depolama sistemini hızla sağlayabildik.''  

 

İlgili Western Digital kaynakları:

·        Vaka İncelemesi: Qumulo ve IHME, Covid-19'la Mücadele Etmek için Western Digital NVMe SSD'leri ve Sabit Sürücüleri Dağıttı

·        Blog: HDD'yi sihirli yapan üç teknoloji

·        Blog: yeni nesil NVMe SSD'leri yönlendiren 5 veri merkezi eğilimi

 

Western Digital'e bağlı kalın:

Twitter, LinkedIn, Blog, Facebook, YouTube

 

Western Digital Hakkında

Western Digital, verilerin gelişmesi için ortamlar oluşturur. Veri altyapısında bir lider olarak şirket, müşterilerin giderek artan çeşitlilikteki verileri yakalamasına, korumasına, erişmesine ve dönüştürmesine yardımcı olmak için gereken yeniliği yönlendiriyor. Gelişmiş veri merkezlerinden mobil sensörlere ve kişisel cihazlara kadar verilerin olduğu her yerde, endüstri lideri çözümlerimiz veri aktarım yetenekleri sunar. Western Digital veri odaklı çözümler Western Digital®, G-Technology™, SanDisk® ve WD® markalarından oluşmaktadır.

 

Western Digital, Western Digital logosu, HelioSeal ve Ultrastar, Western Digital Corporation'ın veya bağlı kuruluşlarının ABD ve/veya diğer ülkelerdeki tescilli ticari markaları veya ticari markalarıdır. NVMe kelime işareti, NVM Express, Inc.'in ticari markasıdır. Diğer tüm markalar kendi sahiplerinin mülkiyetindedir. Ürün özellikleri önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir. Gösterilen resimler gerçek ürünlerden farklı olabilir. Bütün ürünler, dünyanın tüm bölgelerinde mevcut değildir.

 

© 2021 Western Digital Corporation veya bağlı kuruluşları. Tüm hakları saklıdır.

 

Operasyonel Teknolojilerin Arkasında Ne Var ve Siber Güvenliğiniz Neden Çok Önemli?


Ponemon Institute tarafından yapılan bir araştırmaya göre, operasyonel teknoloji (OT) sektöründe faaliyet gösteren organizasyonların %90’ı, geçtiğimiz yıllarda siber saldırıya en az bir kere maruz kaldı; bunların %45’i ise operasyonel teknolojinin bu ataklara nasıl dâhil olduğunu gözlemledi.


Siber güvenliği düşündüğümüzde, şirketlerin bilgi teknolojilerine (BT) özellikle odaklanma eğiliminde olduğunu görebiliriz. Bilgi teknolojilerine odaklanan şirketler, normal şartlarda internete bağlı olan ve siber saldırıların temel hedefi haline gelen altyapılarını korumayı amaçlar. Bu altyapılar; verilerin aktarımını, saklanmasını ve işlenmesini sağlar. Bununla birlikte, işletmeler gitgide daha dijital hale geldiği için, bu alan haricindeki saldırılar ani şekilde artmış ve bu durum diğer alanları da etkiledi. Fiziksel dünyanın kontrolüyle bağlantılı operasyonel teknoloji (OT), işte burada devreye giriyor.


Ponemon Institute tarafından hazırlanan ”Operasyonel Teknolojilerinde Siber Güvenlik” isimli raporda sunulan veriler; endüstriyel kontrol sistemlerine veya operasyonel diğer teknolojilere bağımlı olan endüstrileri bir araya getiren OT sektöründeki organizasyonların %90’ının geçtiğimiz bir kaç yılda veri ihlallerine, işleyişin durmasına ve önemli kesintilere sebep olan siber saldırılara en az bir kere maruz kaldığını gösteriyor. Ayrıca, bu araştırmaya katılan şirketlerin %45’i, operasyonel teknoloji veya IoT (Nesnelerin İnterneti) cihazlarını da etkileyen en az bir saldırıya maruz kaldığını ifade ediyor.


Bu tip bir teknoloji, şirketler için sunucular veya veri merkezleri (CPD) kadar önemli. Örneğin, bir depoda, ısıtma ve soğutma sisteminde yaşanan bir arıza, depodaki ürünlerde önemli kayıplara sebep olabilir; eğer iklimlendirme sisteminde bir sorun yaşanırsa, CPD içinde aşırı ısınmadan dolayı beklenmedik güç kesintileri gerçekleşebilir. Bu nedenle, kritik OT bileşenleri belirli gereksinimleri karşılamalı; ayrıca kârlılığı, güvenilirliği ve güvenliği sağlamalıdır. Dijitalizasyon, bu sürece katkıda bulunmasına rağmen, aynı zamanda, gerçekleşmeleri önceden mümkün olmayan uzaktan saldırılara da yol açtı.


Eaton Elektrik Türkiye Ülke Müdürü Yılmaz Özcan konuyla ilgili olarak; “Operasyonel teknoloji, uzun zamandır geri planda kalmıştı. Operasyonel teknoloji; veri

merkezleri veya acil aydınlatma, asansörler, güvenlik alarmları veya havalandırma, soğutma veya ısıtma sistemleri gibi fonksiyonları gördüğümüz binaların yanı sıra, endüstrideki


proseslerin ve operasyonların da önemli bir parçası olarak görüldü ancak bunlardan pek azında ilerleme kaydedildi.” dedi ve ekledi; "Operasyonel teknoloji, geri planda kaldığı ve dijitalizasyon ve IoT sayesinde BT çözümleriyle gitgide daha fazla entegre olduğu için, siber saldırganlar için çok daha cazip bir hedef haline geldi. Bu yüzden, sistemlerimizi koruyacak çözümleri hayata geçirmek için daha fazla bekleyemeyiz.”


OT Siber Güvenliği, İşletmelerin Korunması ve Hayatta Kalması için Çok Önemli


Bugün OT güvenliği yaklaşımı, BT güvenliği yaklaşımından oldukça farklıdır. OT, çalışma süresine ve kullanılabilirliğe odaklanırken, BT ise verilerin korunmasına odaklanır. OT ağları, daha değişken kullanım alanı sunan BT’nin dinamik yaklaşımına kıyasla, nispeten statik kullanım kalıplarını benimser:


Önceden özel haberleşme protokollerinden istifade etmesi nedeniyle, operasyonel teknoloji, bilgi teknoloijlerinin kapsadığı antivirus, firewall veya diğer uç nokta koruma yazılımları, ağları veya sunucuları gibi, standart haline gelmiş güvenlik araçları ve teknolojilerine sahip değildir. OT varlıkları, BT ekipmanlarına kıyasla beklenen çok daha uzun yaşam döngüsüne sahiptir ve bir cihaz 20 yıldır veya daha uzun süredir kullanımdaysa, güvenlik konusunda göz önüne alınacak hususlar daha farklıdır. Dahası, bu tür varlıklar laptop veya sunucuların güvenlik amacıyla kullanabileceği ek işlemci gücünden yoksundur.


Genellikle siber güvenlik konusuna tamamen BT ekibinin hakim olduğuna inanırız. Bununla birlikte, işletmelerin günlük operasyonlarının yürütülmesini sağlayan teknolojiler online hale geldikçe, pek çok işletme siber saldırı risklerine maruz kalacağına inanır ve OT sistemlerini korumayı unutur. Bu sebeple, organizasyonların, siber saldırganların yalnızca eylem metodunu değil, eylemlerinin amacını da dikkate almaları önemlidir.


Eaton Iberia Veri Merkezleri Segmenti Başkanı Juan Manuel López; “Bilgi teknolojilerinin aksine, OT sisteminde paylaşılanların ne işletmeler, ne de siber saldırganlar için bir değeri vardır. Örneğin, kesintisiz güç kaynağı veya kısaca KGK (UPS), muazzam değeri olan bilgileri paylaşmamaktadır. Bununla birlikte, şirketin BT sistemlerine bağlanarak, siber

saldırganların finansal veya müşterilere ait verilere ulaşabileceği bir arka kapı açılabilir. OT sistemlerinin kesintiye uğraması da, dikkatleri başka yönlere çektiği veya finansal kayıplara veya itibar kaybına sebebiyet verdiği için, finansal siber saldırganların işine gelir.” dedi.




Operasyonel Teknolojiyi Korumak için Ne Yapmalısınız?


BT ekipleri tarafından uygulanan önlemlerin, şirketin OT altyapısını da koruyacağını varsaymak artık gerçekçi bir yaklaşım değildir. Şirketler, bayiler veya diğer kurum ve kuruluşlar siber saldırı risklerini layıkıyla anlamak ve bu risklere karşı koruma sağlamak için işbirliği yaparken; operasyonel teknolojiler de saldırılara karşı daha da dayanıklı hale getirilmelidir. Benzer şekilde; tesis yöneticileri, satın aldıkları herhangi bir cihazın sistem güvenliğini kırma teşebbüslerine karşı korunduğundan emin olmak için BT yöneticileriyle birlikte çalışmalı ve böylece bu teknolojinin güvenlik zincirinin en zayıf halkası olmadığı kanıtlanmalıdır.


Bu bağlamda, operasyonel teknoloji üretim şirketleri, Eaton’ın ”tasarımla gelen güvenlik” yaklaşımıyla da hayata geçirdiği gibi, tüm ürünlerini siber güvenliği baz alarak geliştirmelidir. Bu nedenle, bilgisayar korsanlarının istismar edebileceği herhangi bir güvenlik açığından kaçınılmalıdır. IEC veya IEC standartlarından sorumlu kuruluşlarca belirlenen ve bu standartlara uygun teklifler sunulmalı ve bu kuruluşlarla işbirliği yapılarak hem OT hem de BT sistemlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak ve dünya genelinde de geçerli olacak standartlar oluşturulmalıdır. Şirketler, altyapıları için ekipman seçerken, güvenli ortamlar yaratmak adına siber güvenliği işlevsellikle bağlantılı olarak düşünmelidir. Burada değindiğinmiz bütün hususları göz önünde bulundurmadan, sistemi etkili bir şekilde korumak mümkün olmayacaktır.

Akıllı Kenar Teknolojileri Çağına Hoş Geldiniz


Yazan: Bir Hewlett Packard Enterprise Şirketi olan Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar



Geçtiğimiz 10 yılda ağ teknolojilerine iki önemli trend damgasını vurdu: artan mobilite talebi ve veri ile uygulamaların buluta taşınması. Bu iki trend birlikte düşünüldüğünde ortaya koydukları devrimler, bilişim teknolojilerini (BT) tamamıyla mobiliteden bulut çağına sürükledi. Bu değişim ise bizi bir sonraki aşamaya götürüyor: Akıllı Kenar Teknolojilerinin 2021’de benimsenmesi.


BT ekipleri önümüzdeki yıl Akıllı Kenar Teknolojiler’e dönüşüm yolculuğunda ilk adımını atacak ve gerekli altyapı düzenlemelerini yapmaya başlayacak. Bunu gerçekleştirirken, sadece bileşenleri buluta bağlamakla kalmayacaklar, aynı zamanda kullanıcıların ve Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazlarının Kenar Teknolojiler’de açığa çıkardıkları verilerin, yeni deneyimlere ve iş sonuçlarına nasıl etki ettiklerini öğrenecekler.


Elbette, COVID-19’un etkisi devam ettiği müddetçe BT ekiplerinin bu adımları atması ile, tüm sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin Kenar Teknolojiler ile birlikte çalışma ortamına güvenli dönüş ve iş sürekliliği yetkinliklerinin sağlandığı uzaktan çalışma modellerine tam destek verilebilecek.


Ardından, pandemi sonrası dünyaya adım atarken Akıllı Kenar Teknolojiler ise esnek, hizmet olarak sunulan tüketim modellerini bir araya getirecek. Böylece, şirketlerin güvenlik ihtiyacı giderilecek ve muazzam derecede dinamik bir iş ortamı için gereksinim duydukları içgörüler ve esneklik mümkün kılınacak.

Esnekliği hedefleyen müşteriler özelinde bir taleple karşı karşıyayız. Veriden en iyi şekilde yararlanmak için kognitif yapay zeka tabanlı hizmetlerin yanı sıra, en son çıkan ağ bileşen donanım ve yazılımlarına erişimle, hem şirket içinde hem de bulut tabanlı BT hizmetlerinde artırılmış seçenekler sunan bir hizmet olarak ağ (NaaS) çözümlerini benimsiyorlar. Tüm bunları yapmak- proaktif olarak kendi ağlarının önceden kontrolünün sağlanması, en iyi performansı ve daha iyi sonuçları mümkün kılan otomasyon ve veri analitiğinin uygulanması-, BT liderlerinin işlerini daha da kolay bir hale getiriyor. Ne de olsa, BT bölümünün iş birimini asıl etkilediği yer de tam da burası.


İşte, önümüzdeki yıla dair büyük değişiklikler gelmesini beklediğim alanlar:


·        Birçok farklı sektörden şirketler, bulut üzerinden bağlanan bilgi işlem, depolama ve ağ iletişiminden meydana gelen yeni BT platformlarını uygulamaya koyarak işe başlayacak ve bunu, en hızlı şekilde üretim, veri işleme ve dağıtım merkezlerinde benimseyecekler. Bu yeni yaklaşım ise arıza süresini azaltarak, üretkenliği artıracak. 

·        Verinin hacmi büyüyecek ve önemi artacak. Daha fazla şirket, geliştirilmiş iş sonuçları yaratan ve hem müşteri hem de çalışan deneyimini zenginleştiren inovasyon için verinin gücünden yararlanacak. Müşterilerimizle etkileşimlerimizden şunu görüyoruz: Verinin çok büyük çoğunluğunun veri merkezi ve bulut dışında üretileceği bir dönüşüm başlıyor.

·        Otomasyon ve yapay zeka operasyonları (AIOps) alanlarında inovasyonların ardı arkası kesilmeyecek. Bu durum, şirketlerin BT ekiplerinin tespit, tanı ve sorunları çözmekte yükünü hafifletecek ve üst düzey işlere yoğunlaşmalarını mümkün kılacak. Sorunları hızlıca çözmek ya da tahmin edip, gerçekleşmesini önceden engellemek ise hem kullanıcı hem de müşteri deneyiminde iyileştirmeleri de beraberinde getirecek.

·        Sunucu, depolama, sanallaştırma, yapay zeka (AIOps), güvenlik (SecOps) ve geliştirici operasyonlarının (DevOps) işlevlerini ayıran siloları ortadan kaldırmak ağ ekipleri tarafından üstlenilecek. Bu tür engelleri bertaraf etmek ise şirketlerin iş hedeflerine ulaşmalarını hızlandıracak. Böylece, pandemi sebebiyle eşi benzeri görülmemiş ekonomideki ve kaynaklardaki dalgalanmaların üstesinden gelebilecek iş birliklerinin hayata geçirilmesi sağlanacak.


2020 yılı birçok anlamda daha önce eşi benzeri görülmemiş zorluklarla doluyken, ağ teknolojilerinde geçtiğimiz 12 ayda gördüğümüz inovasyonlar, bu sorunlara çare bulma ve birazcık da olsa rahatlama imkanı sağlıyor. CEO’lar bilişim teknolojileri yoluyla pandeminin getirdiği sıkıntıları aşabileceklerini ve hatta buradan rekabetçi avantajlar sağlayabileceklerini fark etmiş durumda. Bu avantajlar ise etkinliği artırarak, işgücünü daha mutlu ve üretken bir hale getirirken, yeni girişimlere ve ürünlere güç katıyor.


2021’e girerken, bu inovasyonların üzerine koymaya devam edeceğiz ve önümüze çıkacak yeni zorluklarla yüzleşmek ve üstesinden gelmek için Akıllı Kenar Teknolojiler’in birçok yetkinliğini ve kazanımını kullanmanın yeni yollarını bulacağız. 

Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 6 gün önce
Son Mesaj Zamanı: 6 gün
Mesaj Sayısı: 12
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 13
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 276)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 0 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Bilim ve Teknoloji
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
sakarya escort
nevşehir escort
kayseri escort
sakarya avukat
webmaster forum
buca escort bayan